✞
BABA OĞUL VE KUTSAL RUHUN ADIYLA VAFTİZ EDİN
Evrenin gücünü elinde tutan Tanrı’nın bizi ne kadar çok sevdiğini aklımız tam anlamıyla kavrayamaz. Bizi emziren öz annemiz bile bizi unutabilir, ancak Yaratan Tanrı asla unutmaz. Onun kurtuluş planını tam olarak anlamamız, zihnimizde canlandırmamız ve kuracağımız cümlelerle eksiksiz ifade etmemiz de çok zordur.
Kutsal Üçlü Birlik, insan aklının ötesinde, tam anlamıyla anlaşılamaz bir kavramdır. Eğer biz insanlar kavramları tümüyle açıklayabilseydik, o zaman Tanrı olmazdı. Biz ölümlüler, sonsuz ve ezeli olan Tanrı’yı nasıl bütünüyle kavrayabiliriz ki?
Tanrı’nın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un ta kendisi olduğunu zihnimizde kabul etmekte zorlanıyorsak, şu gerçeği düşünebiliriz: Tek olan Tanrı, hem Baba, hem Oğul hem de Kutsal Ruh olarak tecelli eder.
Yüreğinizden gelen bir ses bunun imkânsız, mantıksız veya saçma olduğunu söylüyor olabilir. Ancak bilin ki, o ses Tanrı’dan gelmiyordur. Tanrı’ya inanmak, mantıksızlık veya saçmalık değil, büyük bir gizemi kabul etmektir.
Kutsal Üçlü Birlik, Yaratan Tanrı’nın kendisini açıklama biçimidir. O, kendi Sözünü Mesih İsa’da beden alarak dünyaya göndermiş ve Kutsal Ruh aracılığıyla insanları hâlâ kurtarmaktadır.
İsa Mesih’e iman eden Hristiyanlar için Kutsal Üçlü Birlik kavramı şunu ifade eder: Baba Tanrı ‘öz’dür, Oğul İsa Mesih ‘Söz’dür ve Kutsal Ruh Tanrı’nın ‘Ruhudur’.
Baba olan Tanrı, Oğul olan İsa Mesih ile aynı ilahi özdedir. Kutsal Kitap’tan bir örnek vermek gerekirse:
“Babanız İbrahim, günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.” Yahudiler, “Sen daha elli yaşında bile değilsin. İbrahim’i de mi gördün?” dediler. İsa, “Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım” dedi. O zaman Yahudiler, İsa’yı taşlamak için yerden taş aldılar; ama O gizlenip tapınaktan çıktı. (Yuhanna 8:56-59)
Bu ayette, Peygamber İbrahim daha dünyaya gelmeden önce İsa Mesih’in ‘İbrahim doğmadan önce Ben varım’ ifadesini kullanması, Onun ilahi varlığını açıkça göstermektedir. Bu söz, ‘Sonsuzluktan beri varım’ anlamına gelir ve yalnızca Tanrı’ya özgü bir ifadedir. İşte bu yüzden Yahudiler, İsa Mesihi taşla recm yapmak istediler. Çünkü İsa Mesih’in, haşa, Tanrı’ya ortak koştuğunu ve haşa küfre girdiğini düşünüyorlardı. Ancak büyük bir yanılgı içindeydiler. İsa Mesih, Tanrı’nın Oğlu yani Sözü olduğu için, Peygamber İbrahim’i zaten tanıyordu.
İsa Mesih’e verilen ‘Tanrı’nın Oğlu’ unvanına yönelik yanlış anlamaları da açıklamak gerekir ise, Musevi Yahudiler ve diğer dinler, inançsız kesimler, bu ifadenin sanki Tanrı’nın haşa biyolojik bir oğlu varmış gibi algılandığını öne sürerek Hristiyanları suçlamaktadır. Ancak ‘Tanrı’nın Oğlu’ ifadesi asla fiziksel veya biyolojik bir anlam taşımaz, ruhsaldır. Çünkü Tanrımız ruhtur. O’nun, bizim anladığımız şekilde bir oğul doğurması da mümkün değildir.
Melek Cebrail, Meryem’e görünüp, İsa Mesih’in Tanrı’nın Oğlu olduğunu müjdelemiştir. Kutsal Kitap’ta, Luka 1:26-38 bölümünde bu olay şöyle anlatılır:
26-27 Elizabet’in hamileliğinin altıncı ayında Tanrı, Melek Cebrail’i Celile’de bulunan Nasıra adlı kente, Davut’un soyundan Yusuf adındaki adamla nişanlı kıza gönderdi. Kızın adı Meryem’di. 28 Onun yanına giren melek, “Selam, ey Tanrı’nın lütfuna erişen kız! Rab seninledir” dedi. 29 Söylenenlere çok şaşıran Meryem, bu selamın ne anlama gelebileceğini düşünmeye başladı. 30 Ama melek ona, “Korkma Meryem” dedi, “Sen Tanrı’nın lütfuna eriştin. 31 Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın. 32 O büyük olacak, kendisine ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ denecek. Rab Tanrı O’na, atası Davut’un tahtını verecek. 33 O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.” 34 Meryem meleğe, “Bu nasıl olur? Ben erkeğe varmadım ki” dedi. 35 Melek ona şöyle yanıt verdi: “Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi’nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek.”
Özellikle Luka 1:32 ve 1:35 ayetlerinde İsa Mesih’in ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ olarak tanımlandığını görüyoruz. Ayrıca, Melek Cebrail, Meryem’e İsa’nın mucizevi bir şekilde, Kutsal Ruh aracılığıyla doğacağını bildiriyor. Bu nedenle, İsa Mesih’in Tanrı’nın ruhsal Oğlu olduğuna iman ediyoruz.
Yeni Antlaşma’da, İsa Mesih’in Tanrı Oğlu olduğu birçok kez vurgulanmaktadır. İşte bazı destekleyici ayetler:
“Göklerden gelen bir ses, ‘Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum’ dedi.” (Matta 3:17)
“Petrus daha konuşurken parlak bir bulut onlara gölge saldı. Buluttan gelen bir ses, ‘Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum. O’nu dinleyin!’ dedi.” (Matta 17:5)
Kutsal Kitap’ta açıkça görüldüğü gibi, İsa Mesih’in Tanrı’nın Oğlu olduğu, ne fiziksel anlamda ne de sonradan eklenmiş bir düşünce değildir. Bu hakikat, kurtuluşumuzun temel taşıdır. Tanrı’nın Sözü, yani Oğul İsa Mesih, dünyaya gelip alçalarak insan oldu, aramızda yaşadı ve bizleri sonsuz kurtuluşa kavuşturdu. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz olun ve müjdeyi tüm uluslara duyurun! buyruğunu inanalarına verip Babanın sağında oturmak için göklere alındı.
Son olarak, Kutsal Üçlü Birlik, Tanrı’nın insanlığa kendisini açıklama biçimidir. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh bir ve tektir. İsa Mesih, Tanrı Sözü olarak beden aldı, dünyaya geldi ve çarmıhta bizim için canını verdi. Ancak O, ölümle sınırlı kalmadı, dirildi ve göğe yükseldi. Bugün hâlâ Kutsal Ruh aracılığıyla insanları kurtarmakta ve müjdesini tüm dünyaya duyurmaktadır. Bu büyük gerçeği kabul eden herkes, Tanrı’nın sevgisini ve sonsuz yaşam armağanını alacaktır. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla iman edin, vaftiz olan her kim ve ne olursa olsun kurtulacak!
Şu küçük duayı okumanızda fayda var:
Yazar Hakkında
Can USTA, Liberal-ilerici Protestan Hristiyandır. Kendisi inanç, sosyal adalet ve özgürlük konularına odaklanan bir blog yazarıdır. Hristiyanlık, Liberal-ilerici Hristiyanlık, insan hakları ve toplumsal eşitlik üzerine yazılar kaleme alarak okuyuculara kapsayıcı bir bakışaçısını sunar. Sevgi, hoşgörü ve adaletin inançla nasıl bütünleştiğini anlatan içerikleriyle ilham vermeyi amaçlar.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder