20 Eylül 2025 Cumartesi

Rab'bin Sofrası: Vaftizli-Vaftizsiz Ayrımı Yok, Herkes Davetlidir Bölüm 2 🍞🍷 - Can USTA


✝



RAB'BİN SOFRASI:


VAFTİZLİ - VAFTİZSİZ AYRIMI YOK

HERKES DAVETLİDİR

BÖLÜM 2


🍞🍷










Rab'bin sonrası serisinin 1 bölümünü okumak için lütfen tıklayınız.










     Öte yandan diğer bir konu ise, Rab'bin sofrasından henüz vaftiz olmayan biri alabilir mi? diye tartışma yaratan bir konu vardır. Muhafazakâr bazı gruplar, Rabbin Sofrasını yalnızca vaftiz olmuş Hristiyanlara sınırlarken, ben ve birçok liberal Hristiyanlar, bu sofranın vaftizli veya vaftizsiz, İsa Mesihi tanımak isteyen her kula açık olduğunu savunur. Gelin, bu konuyu İncil’in rehberliğinde adım adım inceleyelim.









    İsa Mesih, yeryüzünde sofrasını kime açtı? Dindarlara, rahiplere veya “mükemmel” olanlara mı? -Hayır! İncil, İsa Mesihin günahkârlarla, toplumdan dışlanmışlarla ve vergi görevlileriyle yemek yediğini anlatır. 










    Matta İncili’nde şöyle yazar, “İsa, Matta’nın evinde sofraya oturmuştu. Birçok vergi görevlisi ve günahkâr gelip İsa ve öğrencileriyle birlikte sofraya oturdu. Bunu gören Ferisiler, öğrencilerine, ‘Sizin öğretmeniniz neden vergi görevlileri ve günahkârlarla yemek yiyor?’ diye sordular. İsa bunu duyunca şöyle dedi: ‘Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı vardır. Gidin de, “Ben kurban değil, merhamet isterim” sözünün anlamını öğrenin. Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.’” (Matta 9:10-13)








    Bu olay, İsa’nın ayrım yapmadan herkesi sofrasına davet ettiğini gösteriyor. Eğer İsa, “sadece vaftizliler” gibi bir şart koşsaydı, bu kapsayıcı sofrayı paylaşmazdı. Rabbin Sofrası, Son Akşam Yemeği’nde kuruldu ve bir kulüp üyeliği değil, Tanrı’nın sınırsız sevgisinin kapısı oldu.








    Bazı Hristiyan toplulukları, Rabbin Sofrası’nı yalnızca vaftiz olmuş kişilere sınırlıyor. Bu yaklaşım, vaftizsizleri dışlayarak “biz ve onlar” ayrımı yaratıyor. Ancak İncil, bu katı görüşü desteklemiyor. Örneğin, Pavlus’un Galatyalılara mektubunda şu sözler yer alır: “Artık ne Yahudi ne Grek, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa’da birsiniz.” (Galatyalılar 3:28) Bu ayet, vaftizli-vaftizsiz ayrımını da kapsar. Eğer Mesih’te birsek, sofra da bir olmalıdır. İsa’nın kendisi, tövbe ve tanıma arzusunu yeterli gördü, vaftiz şartı koymadı.








    Ayrıca, 1. Korintliler’de Pavlus, Rabbin Sofrası’nın anlamını aktarır: “Rab İsa, ele verildiği gece ekmeği aldı, şükrettikten sonra onu böldü ve şöyle dedi: ‘Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın.’ Aynı biçimde yemekten sonra kâseyi de aldı ve şöyle dedi: ‘Bu kâse, kanımla sizin uğrunuza akıtılan yeni antlaşmadır. Her içtiğinizde beni anmak için böyle yapın.’” (1. Korintliler 11:23-25) Burada “sizin uğrunuza” ifadesi, İsa’yı anmak isteyen herkesi kapsar. Sofrayı duvarlarla çevrelemek, İsa’nın sevgisini sınırlamak olur.










    Muhafazakâr görüşler, vaftizi bir giriş bileti gibi görerek Ferisilerin dinsel bağnazlığını bana hatırlatıyor. Ferisiler kurallarla insanları dışlarken, İsa Mesih ise sevgiyle kucakladı. 







Romalılar’da şöyle yazıyor: “Yoksa Tanrı’nın iyiliğinin seni tövbeye yönelttiğini küçümsüyor musun?” (Romalılar 2:4) Sevgi, insanları tövbeye ve birliğe yöneltir; ayrımcılık ise uzaklaştırır. İsa, “Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin” diyerek sevgiyi merkeze koydu (Yuhanna 13:34-35). Rabbin Sofrası, bu sevginin en güzel ifadesidir.








    Rabbin Sofrası, İsa Mesih’in kapsayıcı yolunun bir yansımasıdır. Vaftizsiz biri eğer İsa Mesihi tanımak istiyorsa, bu sofraya buyur edilmelidir. Çünkü Tanrı’nın sevgisi sınırsızdır: “Çünkü Tanrı dünyayı o kadar sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.” (Yuhanna 3:16)





    Sevgili okuyucularım, gelin bu kapsayıcı yolu izleyelim. Katı kurallar yerine, İsa Mesihin evgisini yayalım. Siz de bu sofraya davetlisiniz. Rab'bimiz İsa Mesihi tanımak için hiçbir zaman geç değil; bana her zaman ulaşabilirsiniz.








  Tanrı, sevgi ve ışık ile kalın! ✨













  




      Yazar Hakkında






    Can USTA, Liberal-ilerici Protestan Hristiyandır. Kendisi inanç, sosyal adalet ve özgürlük konularına odaklanan bir blog yazarıdır. Hristiyanlık, Liberal-ilerici Hristiyanlık, insan hakları ve toplumsal eşitlik üzerine yazılar kaleme alarak okuyuculara kapsayıcı bir bakışaçısını sunar. Sevgi, hoşgörü ve adaletin inançla nasıl bütünleştiğini anlatan içerikleriyle ilham vermeyi amaçlar.

                                                           








                                                            Hür ve İlerici Protestanlar Topluluğu kurucusu Can Usta









    İletişim için:

    Benimle e-posta yoluyla iletişime geçmek istersen: canustaresmi@gmail.com

    Ayrıca yazılarımı paylaştığım sosyal medya hesabımı da ziyaret edebilirsin: x.com/ustacanresmi













Kaynakça

Matta İncili 9:10-13. Kutsal Kitap: Yeni Çeviri. Türkiye Kutsal Kitap Şirketi.
Markos İncili 2:16-17. Kutsal Kitap: Yeni Çeviri. Türkiye Kutsal Kitap Şirketi.
Galatyalılar 3:28. Kutsal Kitap: Yeni Çeviri. Türkiye Kutsal Kitap Şirketi.
1. Korintliler 11:23-25. Kutsal Kitap: Yeni Çeviri. Türkiye Kutsal Kitap Şirketi.
Romalılar 2:4. Kutsal Kitap: Yeni Çeviri. Türkiye Kutsal Kitap Şirketi.
Yuhanna 13:34-35. Kutsal Kitap: Yeni Çeviri. Türkiye Kutsal Kitap Şirketi.
Yuhanna 3:16. Kutsal Kitap: Yeni Çeviri. Türkiye Kutsal Kitap Şirketi.

6 Eylül 2025 Cumartesi

Rab'bin Sofrası: Ekmek Şarap Ayini Aslında Ne? Bölüm 1 🍞🍷 - Can USTA


✝

RAB'BİN SOFRASI:EKMEK ŞARAP AYİNİ ASLINDA NE?BÖLÜM 1🍞🍷










    Merhaba sevgili followers 👅! Bugün, Hristiyanlıkta... aslında dünyada da hem dışımızdaki hem de içimizdeki herkes tarafından merak edilen, biz bilenler içinse ruhu doyuran, kalbi ısıtan ve zihni meraklandıran bir konuya, Rabbin Sofrasına(komünyon, kutsal birlik) bu hafta konu alıyoruz. 



    Bu ayin, İsa Mesih’in son akşam yemeğinde havarileriyle paylaştığı ekmek ve şarapla başlayan, binlerce yıldır milyonlarca insanı bir araya getiren kutsal bir anma ritüeli. Bu mucizevi yolculuğu Protestan, Katolik ve Ortodoks mezheplerinin gözünden, İncil ışığında ve etkileyici örneklerle ele alacağım. 



    Hazır mısınız? Gelin, bu derin ve ilham verici dünyayı birlikte keşfedelim —belki de bir kiliseye katılma isteğiyle ayrılırsınız!


    Rabbin Sofrası, İsa Mesihin çarmıha gerilmeden önceki son akşam yemeğinde, havarileriyle paylaştığı ekmek ve şarapla kuruldu. Matta 26:26-28’de, “İsa ekmek aldı, şükredip onu böldü ve havarilerine vererek, ‘Alın, yiyin; bu benim bedenimdir’ dedi. Sonra bir kâse aldı, şükretti ve, ‘Hepiniz bundan için; çünkü bu, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan yeni antlaşmanın kanıdır’ dedi,” diyerek bu ayinin temelini attı. Bu an, İsa Mesihin bedenini ve kanını günahlar için feda edişini anmak için bir sembol oldu. Peki, bu ayin farklı Hristiyan mezheplerinde nasıl yapılıyor? Haydi şimdi okumaya başlayalım.İncilde geçen bu olayın canlandırmasını burdan izleyebilirsiniz.
    Protestanlar, Rabbin Sofrası’nı farklı bakış açılarıyla yorumluyor—bu, Hristiyanlığın ne kadar zengin olduğunu gösteriyor! Lutheranlar, Martin Luther’in izinde, “Bu benim bedenim”i literal alıp real presence (gerçek varlık) inancını benimser. Örneğin, Kadiköy’deki bir Lutheran kilisesinde, bir Pazar ayininde ekmek ve şarap paylaşılırken cemaat, İsa’nın manevi varlığını hissettiğini söyler; bu, haftalık ritüellerinde birleşmenin gücü. 

        Reformcular (Kalvinistler ve Presbiteryenler), John Calvin’in sembolik yaklaşımıyla hareket eder; İskoçya’daki bir Presbiteryen kilisesinde, aylık ayinlerde Kutsal Ruh’un huzuruyla dolduklarını ifade eden cemaat üyeleri var. 


    Baptistler, Zwingli’nin sembolizmini benimser; Avrupadaki bir Baptist topluluğunda, ayda bir yapılan ayin, gençlerin İsa’yı anarken duygusal bir bağ kurduğunu gösteriyor. 


    Metodistler ve Pentikostallar ise ruhsal bir yenilenme olarak görür—örneğin, Güney Afrika’daki bir Pentikostal kilisede, ayin sırasında mucizevi şifa hikayeleri facebook'ta paylaşılıyor.


     Anglikanlar ise bir köprü kurar; İngiltere’deki bir Anglikan ayininde, cemaat İsa’nın varlığını hissetmek için sessizce dua eder. 1. Korintliler 11:25’teki “Bunu, her yaptığınızda, beni anmak için yapın” ayeti, bu çeşitliliği besler. 

Sizce hangi hikaye size dokundu, hangi toplulukta kendinizi bulabilirsiniz?



Can Usta, İstanbul'daki bir Protestan kilisesinde Rab'bin sofrasından alırken Ağustos, 2025






    Katolikler için Eucharist, adeta bir mucize sahnesi! Transsubstansiasyon doktrinine göre, ekmek ve şarap İsa’nın gerçek bedenine ve kanına dönüşür.😁 Thomas Aquinas’ın Summa Theologica’sında sistemleştirilen bu inanç, 1215’teki Dördüncü Lateran Konsili’nde onaylandı. İtalya’daki bir Katolik kilisesinde, bir ayin sırasında ekmek hostunun kan izleri bıraktığına inanılan Lanciano Mucizesi (8. yüzyıl) gibi olaylar, bu inancı güçlendirdiğine inanırlar. Haftalık Kutsal Kitlesi’nde, vaftiz edilmiş ve günah çıkaranlar katılır; Meksika’daki bir köy kilisesinde, cemaat ayin sonrası İsa’nın huzuruyla ağladığını anlatıyor. Hamursuz ekmek ve fermente şarap kullanılır. Bu mucize, sizi de kiliseye çekmeye yetmez mi?

    Ortodokslar, Divine Liturgy ile Rabbin Sofrası’nı bir gizem olarak kutlar. Ekmek ve şarap, İsa’nın bedenine ve kanına dönüşür, ama nasıl olduğu bir ilahi sırdır. Yuhanna 6:53’teki “Benim bedenimden yemezseniz ve kanımdan içmezseniz, sizde hayat yoktur” ayeti, bu inancı destekler. 


    Rusya’daki bir Ortodoks kilisesinde, Paskalya Litürjisi’nde cemaat, mayalı ekmek (prosforo) ve şarapla birleşirken gözyaşlarıyla dua eder—bu, kilisenin birliğini yansıtır. 1. Korintliler 10:16-17’deki “Ekmek, Mesih’in bedeni değil midir?” ifadesi, bu topluluğu güçlendirir. Ayin, uzun ve görkemlidir; Yunanistan’daki bir manastırda, ayin sonrası cemaat İsa’nın varlığını hissettiğini söylüyor. Bu gizemli atmosfer, sizi de içine çekiyor mu?

    Katolik ve Ortodokslar, İsa’nın bedenini ve kanını gerçek kabul ederken, Protestanlar (Lutheranlar hariç) sembolik bir anma görür. İncil’deki son akşam yemeği anlatımları (Matta 26, Luka 22, 1. Korintliler 11) üçünü de birleştirir. 



    Katoliklerin mucizevi doktrini, Ortodoksların ritüel zenginliği ve Protestanların esnekliği, bu ayini eşsiz kılıyor. Mesela, bir Katolik ayininde mucize hikayeleri, bir Ortodoks Litürjisinde manevi birliğin gücü, bir Protestan ayininde ise kişisel bağ hissi öne çıkıyor. Bu çeşitlilik, Hristiyanlığın güzelliği değil mi sizce?

    Düşünsenize, Osmanbey’deki bir Protestan kilisesinde, ayin sonrası bir üye işini kaybettiğinde cemaatin desteğiyle ayağa kalktı. Taksim deki bir Katolik kilisesinde, bir anne çocuğunun hastalığı için dua ederken mucizevi bir iyileşme yaşadı. Fener’deki bir Ortodoks topluluğunda, savaş mağdurları için dua edip ayinleriyle umut buldu. Bu hikayeler, Rabbin Sofrası’nın sadece bir ritüel değil, hayatı değiştiren bir deneyim olduğunu gösteriyor. 


    Sevgili okuyucular, Rabbin Sofrası, İsa’nın sevgisini ve fedakarlığını farklı şekillerde yansıtan bir ayna. Yuhanna 6:35’te, “Ben ekmekim, bana gelen asla acıkmaz,” diyerek İsa, bu sofranın ruhsal doyum sunduğunu söylüyor. 

    İstanbul’daki küçük topluluğuma katılmak isterseniz, farklı mezheplerin bu ayini nasıl yaşadığını tartışabilir, İncil’i okuyabiliriz. Matta 11:28’in çağrısıyla, “Yorgun ve yüklerle ağırlaşmış olanlar, gelin, size rahatlama sağlayacağım,” sizi sevgiyle davet ediyorum. İş yerindeki stres, yalnızlık veya merakınız varsa, bu toplulukta huzur bulabilirsiniz. 



    Yorumlarda sorularınızı bekliyorum—gelin, bu yolculuğu birlikte yaşayalım!













    İstanbuldaki kilise adreslerine ulaşma için tıklayınız: İstanbul Kilise Adresleri



    Öte yandan diğer bir konu ise, rab'bin sofrasından henüz v...



    Bölüm 2 yazının diğer kısmı 20 eylül 2025'te Blog'ta takipte kalınız 💓


    Tanrı, sevgi ve ışık ile kalın! ✨








  


      Yazar Hakkında



    Can USTA, Liberal-ilerici Protestan Hristiyandır. Kendisi inanç, sosyal adalet ve özgürlük konularına odaklanan bir blog yazarıdır. Hristiyanlık, Liberal-ilerici Hristiyanlık, insan hakları ve toplumsal eşitlik üzerine yazılar kaleme alarak okuyuculara kapsayıcı bir bakışaçısını sunar. Sevgi, hoşgörü ve adaletin inançla nasıl bütünleştiğini anlatan içerikleriyle ilham vermeyi amaçlar.

                                                           



                                                            Hür ve İlerici Protestanlar Topluluğu kurucusu Can Usta






    İletişim için:

    Benimle e-posta yoluyla iletişime geçmek istersen: canustaresmi@gmail.com

    Ayrıca yazılarımı paylaştığım sosyal medya hesabımı da ziyaret edebilirsin: x.com/ustacanresmi

Korkuyla Yüzleşmek: Cadılar Bayramı(Halloween)’ın Sembolik ve Ruhsal Anlamı - Can USTA 👻

  Korkuyla Yüzleşmek: Cadılar Bayramı(Halloween)’ın Sembolik ve Ruhsal Anlamı Can USTA 👻  Ekim ayının 31'inci gününün gecesine adım adı...