28 Temmuz 2025 Pazartesi

Sana Sarıldığım An: Yeni Vaftiz Olmuş Bir Kardeşe - Can USTA

Sana Sarıldığım An: Yeni Vaftiz Olmuş Bir Kardeşe





    Sevgili Kardeşime










    Geçen Pazar yani dün, senin için ne kadar özel ve anlamlı bir gündü! Vaftiz töreninde seninle birlikte olma şansına sahip oldum ve o anın büyüsü hala kalbimde. Sudan çıktığın o an, kilisenin ortasına geldiğinde, içimdeki sevinç ve heyecan o kadar büyüktü ki, koşup sana sarıldım. O sarılmada, senin bu cesur ve derin kararına duyduğum hayranlığı, sevgimi ve desteğimi hissetmişsindir umarım. Bu mektubu, 28 Temmuz 2025’teki bu kutsal anını kutlamak ve sana olan sevgimi bir kez daha ifade etmek için bu açık mektubu yazıyorum.
    İsa Mesihin yolunda böyle anlamlı bir adım atman, inancının ve kalbinin rehberliğinde attığın bu kararın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Vaftiz, sadece bir tören değil; ruhunun yeniden doğuşu, Tanrı’yla ve inancınla yeni bir bağ kurma anı. Sudan çıkarken yüzündeki huzuru ve kararlılığı görmek, senin içsel yolculuğunda ne kadar derin bir arayış içinde olduğunu ve kalbinin sesini dinleyerek bu yolda ilerlediğini bir kez daha hissettirdi. Bu cesaretine ve samimiyetine hayran oldum.
    Seninle geçirdiğimiz zamanlarda, her zaman ne kadar düşünceli, merhametli ve hayata karşı duyarlı biri olduğunu fark ettim. İnancın, seni her zaman daha iyi bir insan olmaya yönlendirdi; şimdi vaftizle başlayan bu yeni yolculuk, Tanrı’nın sevgisi ve rehberliğiyle hayatında yepyeni bir sayfa açıyor. Dün, kilisedeki o an, sana sarıldığımda, sanki bu yeni başlangıcın sıcaklığını ve bereketini hep birlikte hissettik. Tanrı’nın ışığının seni her zaman aydınlatmasını dilerim.
    Öteyandan, bu süreçte belki karmaşık duygular, sorular ya da heyecanlar yaşadın. Bil ki, bu yolda yalnız değilsin. Sudan çıktığın o an, sana sarılırken hissettiğim o bağ, dostluğumuzun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha hatırlattı. Her zaman yanında olduğumu, seni dinlemeye, desteklemeye ve bu yolculuğunda sana eşlik etmeye hazır olduğumu bilmeni isterim. Bir gün konuşmak, paylaşmak ya da birlikte dua etmek istersen, kapım sana her zaman açık.
    Biliyorsun ki Hristiyanlık, sevgi, merhamet ve bağışlayıcılık üzerine kurulu bir inanç. İsa Mesih’in öğretilerinin, senin zaten sahip olduğun o güzel kalbi daha da zenginleştireceğine inanıyorum. Vaftizle birlikte, Tanrı’nın sevgisiyle yeniden doğdun ve bu sevgi, seni her zaman sarıp sarmalayacak. 
    Kutsal Kitap’tan bir ayet paylaşmak istiyorum ki, bu senin için bir ilham kaynağı olsun: “Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi; öyle ki, O’na iman eden herkes yok olmasın, sonsuz yaşama kavuşsun.” (Yuhanna 3:16). 
    Bu ayet, Tanrı’nın sevgisinin ne kadar sınırsız olduğunu ve senin bu sevginin bir parçası olduğunu hatırlatsın.
    Sevgili Kardeşim, bu mektubu yazarken dün osmanbeydeki kilisedeki vaftiz törenini tekrar yaşadım adeta; sudan çıkışın, kilisenin ortasında sana sarıldığım o sıcacık an. Gözlerim doldu, çünkü senin bu kararının ne kadar büyük bir anlam taşıdığını derinden hissediyorum. Hayatın boyunca, hangi yolda yürürsen yürü, senin o güzel kalbin ve samimiyetin her zaman en büyük rehberin olacak. Bu yeni başlangıcın sana huzur, sevgi ve umut getirmesini tüm kalbimle diliyorum. Vaftizinin, Tanrı’yla ve kendinle olan bağını güçlendiren, hayatına bereket katan bir anı olarak kalmasını temenni ediyorum.
    Son olarak, şunu söylemek istiyorum: Seninle geçirdiğimiz her an, dostluğumuzun ne kadar kıymetli olduğunu bana hatırlatıyor. O gün kilisede sana sarıldığımda, sadece o an değil, her zaman yanında olacağımı bir kez daha hissettim. Tanrı seni korusun, yolunu aydınlatsın ve kalbine her daim huzur versin.
    Seni çok seviyor ve bu güzel başlangıcı tüm kalbimle kutluyorum!
    Sevgilerle,
    Can U.

19 Temmuz 2025 Cumartesi

ÇEVRE HAKLARI VE KİLİSELER ÜZERİNE - Can USTA

  

   ÇEVRE HAKLARI VE KİLİSELER ÜZERİNE

 

    Pardon, Kiliselerin Ekolojik Sorumluluğu Üzerine Düşünmeye Var mısınız? 






    Günümüzün en büyük krizlerinden biri olan çevresel felaketler, yalnızca doğayı değil, insanlığı da tehdit ediyor. Peki, kiliseler bu noktada nasıl bir rol üstlenebilir? Hristiyan inancımız bize sadece insanları değil, tüm yaratılışı kucaklamamız gerektiğini öğretiyor. Peki bu öğretiyi gerçekten hayata geçiriyor muyuz?


    Blog yazımda, "Kiliselerin Ekolojik Sorumluluğu" başlığı altında sorulara yanıt arıyorum.


    Bu yazımda; Kutsal Kitap’tan alıntılar, Papalık açıklamaları, güncel örnekler ve kapsayıcı teoloji bakış açısıyla doğaya duyarlı bir Hristiyan yaşamını tartışıyorum. Sadece doğayı değil, insanlığı da korumayı hedefleyen bir inanç pratiğine birlikte adım atalım.


   

Yazıyı okumak için lütfen tıklayınız.




    Sorularınız ve katkılarınız için:

    canustaresmi@gmail.com

    X (Twitter): ustacanresmi




11 Temmuz 2025 Cuma

KAPSAYICI TEOLOJİ VE HRİSTİYANLIĞIN GELECEĞİ - Can USTA



KAPSAYICI TEOLOJİ VE HRİSTİYANLIĞIN GELECEĞİ


İSA MESİH RAB VE KURTARICI


    Tarih boyunca Hristiyanlık, belirli toplulukları dışlayan ya da ikincil gören bir anlayışla şekillendirilmiştir. Ancak modern dünyada, kapsayıcı teoloji giderek daha fazla destek görmekte ve kiliselerin, farklı inanç grupları, LGBTQ+ bireyler ve kadınlar gibi tarihsel olarak dışlanan gruplara daha açık hale gelmesi gerektiği savunulmaktadır. Bu yazıda, kapsayıcı teolojinin neden önemli olduğu, hangi grupları nasıl etkilediği ve Hristiyanlığın geleceğine nasıl yön verebileceği ele alınacaktır.


    Hristiyanlık tarihi boyunca diğer dinlerle ilişkisinde hem diyalog hem de çatışma yaşanmıştır. Geleneksel doktrinler, genellikle Hristiyanlığı “tek doğru yol” olarak tanımlarken, kapsayıcı teoloji diğer inançları Tanrı’nın farklı tezahürleri olarak görmeye eğilimlidir.Yahudilik: Hristiyanlık, kökleri itibarıyla Yahudilikten doğmuş olmasına rağmen, tarih boyunca bu iki din arasında çeşitli gerilimler yaşanmıştır. Günümüzde, bazı Hristiyan mezhepleri Yahudiliği tamamlayıcı bir gelenek olarak görerek daha yakın diyaloglar geliştirmektedir. İslam: Hristiyanlık ve İslam arasında teolojik farklılıklar bulunsa da, kapsayıcı bir perspektif, ortak değerler üzerinden işbirliğini teşvik edebilir. Türkiye’de bazı kiliseler Müslümanlarla ortak etkinlikler düzenleyerek diyalog yollarını aramaktadır. Örneğin, İstanbul’daki bazı kiliseler Ramazan aylarında Müslüman topluluklarla iftar programları düzenlemekte ve ortak sosyal yardımlarda bulunmaktadır.Hinduizm, Budizm ve Diğer İnançlar: Geleneksel Hristiyanlık bu dinleri pagan inançlar olarak görse de, modern kapsayıcı teoloji bu inançları da Tanrı’nın insanlara ulaşma yollarından biri olarak değerlendirmektedir. Türkiye’de küçük çaplı Budist ve Hindu toplulukları da bulunmaktadır ve bazı ilerici kiliseler bu gruplarla diyalog kurma çabasındadır.


    İnançsız gruplarla olan ilişkiler, özellikle sekülerleşmenin arttığı toplumlarda büyük bir önem taşımaktadır. Kapsayıcı teoloji, ateistleri, deistleri ve agnostikleri yalnızca “kurtarılması gereken” kişiler olarak değil, ahlaki ve entelektüel olarak değerli bireyler olarak kabul eder. Ateistler: Geleneksel doktrinler, ateizmi reddedilecek bir inanış olarak görürken, kapsayıcı yaklaşım ateistlerin etik değerlerini ve sorgulama süreçlerini anlamaya çalışır. Türkiye’de birçok genç sekülerleşmekte ve Hristiyanlıkla ilgili şüpheler taşımaktadır. İstanbul ve İzmir gibi şehirlerde, Hristiyan toplulukları bu bireylere yönelik açık forumlar ve tartışma platformları oluşturarak onları dışlamamak gerektiğini göstermektedir. Deistler ve Agnostikler: Tanrı’nın varlığına dair şüpheleri olan bireylerle diyalog kurmak, Hristiyanlığın evrensel sevgi ve anlayış mesajını pekiştirebilir. Türkiye’de deist ve agnostiklerin sayısı artarken, bazı kiliseler daha kapsayıcı vaazlarla onlara ulaşmaya çalışmaktadır.


    LGBTQ+ bireylerin kilisedeki yeri, en tartışmalı konuların başında gelmektedir. Geleneksel Hristiyanlık, eşcinselliği ve trans kimlikleri günah olarak görürken, kapsayıcı teoloji bu bireyleri Tanrı’nın yaratılışının bir parçası olarak kabul eder. Onaylayan Teoloji: LGBTQ+ bireyleri dışlamak yerine, onların da Tanrı’nın sevgisini hak ettiğini savunan bir teolojik yaklaşımdır. LGBTQ+ Dostu Kiliseler: Batı’da birçok kilise, eşcinsel evlilikleri kutsamakta ve LGBTQ+ bireylere ruhban sınıfında yer vermektedir. Türkiye’de ise LGBTQ+ dostu kiliseler henüz çok sınırlıdır ancak bireysel olarak bazı Hristiyan toplulukları bu konuda daha kapsayıcı olmaya başlamıştır. Teolojik Yeniden Okuma: Modern teologlar, İncil’de geçen belirli ayetlerin bağlamlarının yeniden yorumlanması gerektiğini savunarak, LGBTQ+ bireylerin kiliselerde tam kabul görmesi için çaba harcamaktadır. Türkiye’deki bazı ilerici kiliseler bu konuyu tartışmaya açarak LGBTQ+ bireylerin kilise cemaatlerine daha rahat dahil olmalarına olanak sağlamaktadır. Öte yandan, Kadınların kiliselerdeki rolü de yüzyıllardır tartışılan bir konudur. Geleneksel olarak, kadınların ruhban sınıfına dahil edilmesi sınırlı olmuştur; ancak son yıllarda birçok mezhep kadınların papaz, rahip veya piskopos olmalarına izin vermeye başlamıştır. Kadın Ruhbanlar: Anglikan Kilisesi ve bazı Protestan mezhepleri, kadınların liderlik rollerine gelmesini desteklemektedir. Türkiye’de ise henüz kadın ruhban sayısı oldukça düşüktür, ancak İstanbul’daki bazı Protestan topluluklarında kadın liderler görülmeye başlanmıştır. Teolojik Dayanaklar: Kapsayıcı teologlar, İncil’de kadınların liderlik rollerine dair örnekleri öne çıkararak, kadınların kilisede daha aktif roller üstlenmesi gerektiğini savunmaktadır. Katolik Kilisesinde Değişim Çabaları: Kadınların papaz olmasına izin verilmese de, Katolik dünyasında da kadınların daha fazla yetki alması gerektiği yönünde tartışmalar sürmektedir. Türkiye’de Katolik topluluklarında kadınların etkinliği giderek artmaktadır.


    Kapsayıcı teoloji, farklı inanç grupları, inançsız bireyler, LGBTQ+ topluluğu ve kadınlar gibi tarih boyunca dışlanan grupları Hristiyan toplulukları içinde tam anlamıyla kabul etmeyi amaçlamaktadır. Özellikle Türkiye gibi farklı inanç ve kültürel kimliklerin bir arada bulunduğu ülkelerde, kiliselerin daha kapsayıcı bir yaklaşım geliştirmesi önemlidir. Hristiyanlığın geleceği, bu kapsayıcılığı ne kadar benimseyebileceğiyle yakından ilişkilidir. Sevgi, adalet ve empati temelinde şekillenen bir Hristiyanlık, daha geniş kitlelere ulaşabilir ve çağdaş dünyanın dinamiklerine uyum sağlayabilir.


 Blogumda daha fazla içerik için: https://hurveilericiprotestanlartoplulugu.blogspot.com/



Sorularınızı ve düşüncelerinizi paylaşmak için: canustaresmi@gmail.com



Güncel paylaşımlarımı ve düşüncelerimi X (Twitter) hesabımda da bulabilirsiniz: X (TWITTER) CAN USTA



Tanrı, sevgi ve ışık ile kalın! ✨






  

  Yazar Hakkında


    Can USTA, Liberal-ilerici Protestan Hristiyandır. Kendisi inanç, sosyal adalet ve özgürlük konularına odaklanan bir blog yazarıdır. Hristiyanlık, Liberal-ilerici Hristiyanlık, insan hakları ve toplumsal eşitlik üzerine yazılar kaleme alarak okuyuculara kapsayıcı bir bakışaçısını sunar. Sevgi, hoşgörü ve adaletin inançla nasıl bütünleştiğini anlatan içerikleriyle ilham vermeyi amaçlar.

                                                           



                                                        Hür ve İlerici Protestanlar Topluluğu kurucusu Can Usta




5 Temmuz 2025 Cumartesi

Sevgi, Akıl ve Kapsayıcılık Temelli Bir İnanç Yaklaşımı - Can USTA



Sevgi, Akıl ve Kapsayıcılık Temelli Bir İnanç Yaklaşımı














    Bu haftaki yazımda, Hristiyanlık içinde gelişen liberal ilerici yaklaşımın temel ilkelerini, teolojik dayanaklarını, diğer Hristiyan akımlardan farklarını ve günümüz dünyasında neden anlamlı bir alternatif sunduğunu incelemektedir. İncil'den ayetler, ilerici teologların görüşleri ve güncel toplumsal örneklerle desteklenen bu yaklaşım, dini dogmaların ötesinde bir etik, sevgi ve adalet anlayışı olarak sunulmaktadır.


    Hristiyanlık tarihi boyunca farklı mezhepler, teolojik yaklaşımlar ve yorum gelenekleri ortaya çıkmıştır. Bunlar arasında, özellikle son yüzyılda gelişen liberal ilerici Hristiyanlık, klasik dogmatik kalıpları aşan ve çağdaş dünyanın ihtiyaçlarına yanıt vermeye çalışan bir inanç tarzı olarak dikkat çekmektedir. Bu yaklaşım, İsa Mesih'in sevgi, adalet, merhamet ve kapsayıcılık mesajını merkeze alarak, dini yalnızca bireysel bir kurtuluş aracı olarak değil, toplumsal dönüşümün itici gücü olarak da ele alır.



    Liberal ilerici Hristiyanlık, Tanrı’nın sevgisinin hiçbir koşula bağlı olmadığını savunur. Bu anlayış, cinsiyet, cinsel yönelim, ırk, etnik köken, inanç ya da inançsızlık gibi farklılıkların Tanrı’nın yaratıcı çeşitliliğinin bir parçası olduğunu kabul eder. Bu doğrultuda “Komşunu kendin gibi sev” (Markos 12:31) emri, yalnızca inançlı bireyler için değil, tüm insanlık için geçerli bir ahlaki ilke olarak görülür.

    John Shelby Spong’a göre, “İnanç, kimseyi dışlamadan Tanrı'nın sevgisine herkesin açık olduğunu ilan etmeli, yoksa Hristiyanlık ruhunu yitirir” (Spong, 2002, s. 45).



    İnanç, körü körüne kabulden ziyade, akıl ve vicdanla bütünleşmiş bir arayıştır. Liberal ilerici teoloji, bilimsel gelişmeleri tehdit olarak değil, Tanrı’nın yaratılışını anlamaya yönelik araçlar olarak görür. İncil’deki “Her şeyi sınayın, iyi olana sımsıkı tutunun” (1. Selanikliler 5:21) ayeti, bu yaklaşımın temel ilkelerindendir.

    Marcus J. Borg, “Tanrı hakkında düşündüğümüz her şey, aynı zamanda insan hakkında düşündüğümüzdür. Bu nedenle Tanrı'yı sorgulamak, insanı anlamaktır” diyerek, ilerici Hristiyanlığın insan merkezli anlayışına vurgu yapar (Borg, 2003, s. 89).



    Liberal ilerici Hristiyanlık, sosyal adaleti imanın vazgeçilmez bir unsuru olarak görür. İsa Mesihin yoksulları, dışlananları, hasta ve günahkârları önceleyen hizmet anlayışı, bu yaklaşımın pratiğine yön verir. “Açtım, bana yiyecek verdiniz; çıplaktım, giydirdiniz” (Matta 25:35-40) ifadesi, inananlar için ahlaki bir sorumluluğa dönüşür.

    James Cone’un geliştirdiği Siyah Kurtuluş Teolojisi, bu adalet anlayışını ırkçılıkla mücadeleye taşımıştır. Cone’a göre, “Tanrı siyahidir çünkü adaletin ve özgürlüğün yanında durur” (Cone, 1986, s. 112).



    Kutsal Kitap, Tanrı’nın sözü olmakla birlikte tarihsel bir metindir. Bu metnin oluştuğu sosyokültürel koşulları göz ardı eden literalist (harfi harfine) yorumlar, günümüzde ayrımcılığı ve dışlayıcılığı beslemektedir. İlerici Hristiyanlık, kutsal metinleri günümüz değerleriyle uyum içinde yeniden yorumlamayı savunur.

    Diğer Hristiyan Akımların Eleştirisi hakkında devam edecek olur isek:

    Evangelikalizm

    Evangelikal hareket, İncil’in kelimesi kelimesine doğru olduğunu savunur ve bireysel kurtuluşu merkeze alır. Ancak bu yaklaşım, toplumsal adaletin ihmal edilmesine, LGBTQ+ bireylerin dışlanmasına ve bilimsel gerçeklerin inkârına neden olmaktadır. Örneğin birçok evangelikal kilise, eşcinsel bireylerin evlenme hakkına karşı çıkmaktadır. Bu durum, “İlk taşı günahsız olan atsın” (Yuhanna 8:7) gibi merhamet ve kabul çağrılarıyla çelişmektedir.

    Fundamentalizm

    Fundamentalist yaklaşımlar, Kutsal Kitap’ı tarih dışı ve bağlamsız şekilde okur. Bu, özellikle kadınların dini liderlikten dışlanmasına, farklı inançlara hoşgörüsüzlük gösterilmesine ve dini çoğulculuğun reddedilmesine yol açar. Ancak İncil’de Mecdelli Meryem’in dirilişin ilk tanığı olması (Yuhanna 20:18), kadınların ruhsal liderlikteki rolünü desteklemektedir.

    Kalvinizm

    Kalvinizmin “önceden belirlenmişlik” (predestinasyon) öğretisi, Tanrı’nın bazı insanları kurtuluş için, bazılarını ise ebedi lanet için yarattığını öne sürer. Bu anlayış, “Tanrı, bütün insanların kurtulmasını ister” (1. Timoteos 2:4) ayetiyle açıkça çelişmektedir. Ayrıca bu yaklaşım, bireyin özgür iradesini ve Tanrı’nın evrensel sevgisini reddeder.

    Günümüz dünyasındaki çağdaş yansımalara bakacak olur isek: Liberal ilerici Hristiyanlık, birçok kilise ve toplulukta kurumsal olarak da uygulanmaktadır. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren United Church of Christ (UCC), 2005 yılında eşcinsel evlilikleri resmen destekleyen ilk büyük mezhep olmuştur. Aynı şekilde, Metropolitan Community Churches (MCC), AIDS krizinde dışlanan bireyleri kabul eden ilk kilise yapılarından biri olarak dikkat çekmiştir.

    İstanbul’da veya Avrupa’da faaliyet gösteren bazı ilerici kilise toplulukları, Müslümanlarla iftar sofraları paylaşmakta, göçmen haklarını savunmakta ve çevresel adalet kampanyaları yürütmektedir. Bu pratikler, Hristiyanlığın toplumu dönüştürücü bir güç olarak nasıl etkinleştirilebileceğini göstermektedir.

    Son olarak, Liberal ilerici Hristiyanlık, Hristiyanlığın özündeki sevgi, bağışlama ve adalet mesajını çağdaş dünyaya taşıyan bir yaklaşımdır. Bu yol, dini bir kimlikten çok, ahlaki bir duruş ve toplumsal bir sorumluluk anlayışı sunar. İnanç, yalnızca kurtulma arzusu değil, kurtaran bir sevgiye dönüşmelidir.

    İsa'nın öğretisi, dışlayıcı değil birleştiricidir. Bu bağlamda, liberal ilerici Hristiyanlık yalnızca Hristiyanlar için değil, tüm insanlık için umut vadeden bir inanç biçimi olabilir. İnançlar arasında köprüler kurarak, yeryüzünü Tanrı'nın sevgisiyle daha adil, daha şefkatli bir yer haline getirmek mümkündür.

 

Kaynakça


Holy Bible, New International Version (NIV)


Kutsal Kitap Yeni Yaşam Çevirisi (TR)


Spong, John Shelby. A New Christianity for a New World. HarperOne, 2002.


Spong, John Shelby. Why Christianity Must Change or Die. HarperOne, 1999.


Borg, Marcus J. The Heart of Christianity: Rediscovering a Life of Faith. HarperSanFrancisco, 2003.


Borg, Marcus J. Meeting Jesus Again for the First Time. HarperSanFrancisco, 1995.


Cone, James H. A Black Theology of Liberation. Orbis Books, 1986.


Gutierrez, Gustavo. A Theology of Liberation: History, Politics and Salvation. Orbis Books, 1971.


Bass, Diana Butler. Christianity After Religion: The End of Church and the Birth of a New Spiritual Awakening. HarperOne, 2012.


Pew Research Center. “Why Americans are Leaving Religion.” (2023).


United Church of Christ. “UCC Firsts: Same-Sex Marriage.” https://www.ucc.org/what-we-do/justice-local-church-ministries/justice/ucc-firsts/









    Tanrı, sevgi ve ışık ile kalın! ✨








  


      Yazar Hakkında



    Can USTA, Liberal-ilerici Protestan Hristiyandır. Kendisi inanç, sosyal adalet ve özgürlük konularına odaklanan bir blog yazarıdır. Hristiyanlık, Liberal-ilerici Hristiyanlık, insan hakları ve toplumsal eşitlik üzerine yazılar kaleme alarak okuyuculara kapsayıcı bir bakışaçısını sunar. Sevgi, hoşgörü ve adaletin inançla nasıl bütünleştiğini anlatan içerikleriyle ilham vermeyi amaçlar.

                                                           



                                                            Hür ve İlerici Protestanlar Topluluğu kurucusu Can Usta






    İletişim için:

    Benimle e-posta yoluyla iletişime geçmek istersen: canustaresmi@gmail.com

    Ayrıca yazılarımı paylaştığım sosyal medya hesabımı da ziyaret edebilirsin: x.com/ustacanresmi


Korkuyla Yüzleşmek: Cadılar Bayramı(Halloween)’ın Sembolik ve Ruhsal Anlamı - Can USTA 👻

  Korkuyla Yüzleşmek: Cadılar Bayramı(Halloween)’ın Sembolik ve Ruhsal Anlamı Can USTA 👻  Ekim ayının 31'inci gününün gecesine adım adı...